Hakkı Öcal
Bu yazıyı birkaç sinir bozucu sözleri yüzünden yazdığımı itiraf etmeliyim. Kimileri ona çok bilgili kimileri çok bilmiş diyorlar. Bazı insanların el üstünde tuttuğu bazılarının nefret ettiği bir kişilik.
PHP yi öğrenmek isteyen herkes internette biraz araştırma yapınca Hakkı Öcal ın PHP hakkında yazmış olduğu dökümanlara rastlar. Bende yıllar önce PHP ye yeni başladığımda onun piyasada dolaşan e-kitapları ile yola çıktım. Ama ne yazık ki kısa süre sonra bu dökümanlardan soğudum. İçinde yer alan PHP örnekleri ya yanlış yazım yüzünden (birkaç karakter hatası) veya komple yanlış çıktı. Programlamada asla 1 karakter dahi olsun yanlışa yer yoktur ve yorumlayıcı bu kodlarda hata verir.
Gelelim bu yazıyı bugün yazmamın sebebine. Kendisini yıllar sonra merak ettim ve hakkında araştırma yaptım. Biyografisine ve röportajlarına ulaştım ve beni gerçekten şok eden bazı şeyleri gördüm. Gelelim Hakkı Öcal kimdir sorusuna işte size biyografisi
1949 yılında Ankara‘da doğdu. Ankara, Kırıkkale ve Yozgat‘ta liseyi bitirdi. 1971‘de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi‘den mezun oldu. 1969 yılında Hürriyet gazetesinin Ankara bürosunda gazeteciliğe başladı.
Okulu bitirince, İstanbul‘a atandı ve Hürriyet Haber Merkezi Müdür yardımcısı olarak çalıştı. İki yıl sonra gazetenin Yazi İşleri Müdürlüğü’ne atandı.
1975 yılında Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler’de master’a başladı. Sonra doktoraya devam etti.
1980-1981 ders yılında Harvard Üniversitesi‘nde Prof. Samuel Huntington’ın başkanı olduğu Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü‘nde doktora-sonrası çalışmasını yaptı.
Bilgisayarla Boğaziçi’nde tanıştı. Harvard’da iken Boston Üniversitesi’nde bilgisayar operatörlüğü bölümüne devam etti.
Sonra WordPerfect firmasında Türkçe dil desteği için danışman olarak çalıştı.
12 Aralık 1985′te “Voice Of America” (Amerika’nın Sesi) radyosu Türkçe bölümüne katıldı. Böylelikle “Gazetecilik”ten “Radyoculuk”a geçiş yapmış oldu. 15 yıl sonra, VOA Türkçe Bölümü’nden ayrılıp Internet Bölümü’ne geçti.
Ardından Tercüman gazetesi Genel Yayın Müdürü oldu. Buradan ayrıldıktan sonra ise Güneş gazetesinde Genel Koordinatör görevini yürüttü.
Birkaç kez Yılın Gazetecisi seçildi; Uluslararası Basın Enstitüsü‘nden Basın Özgürlüğü Ödülü‘nü aldı. Sayısız yazı yazdı. Basın kartının, basın özgürlüğüne aykırı olduğunu öne sürerek basın kartını iade etti.
Güneş gazetesinden de ayrıldıktan sonra Amerika’nın Sesi radyosuna katılmak üzere 1985 yılında Washington‘a gitti. Bu sıralarda Usenet servis sağlayıcısı olan UUNet bünyesinde Internet devriminin temellerinin atılmasına tanık olacak bir konumda görev aldı.
Aralarında Novell ve MS LAN‘ın da bulunduğu birçok ağ sisteminin sertifikalarını aldı. Burada önce George Mason, Northern Virginia Community College’da ve Virginia International University’de masaüstü yayıncılık, görsel tasarım ve Web Tasarımcılığı dersi verdi.
BYTE, PC World, PC Life, NetLIFE dergilerinde yazı ve kitapçıklar yazdı.
Halen bütçesini ABD Kongresi’nin verdiği Uluslararası Yayın Bürosu‘nun Internet Hizmetleri Bölümü’nde IT uzmanı olarak çalışıyor.
Evli ve çocuğu yok. Potkal, BYTE ve [1] Gelişim Platformu Biz’ce dergilerinde yazılarına devam ediyor.
Şimdi de bazı yazmış olduklarına bu kısmı ekşi sözlükten almış bulunmaktayım.
javanın bu yılın (1999) götürecekleri arasında olduğunu şu şekilde iddia ediyor zat-ı muhterem.
“ne? başlamadan bitiyor mu? yaa. maalesef. birincisi güvenli değil. “
cümleler şöyle bitiyor;
“unix, macos ve windows için ortak bir dil istiyorsanız ecmascript ne güne duruyor.”
linux için yazdıkları daha evlere şenlik;
“linuxa yatırım yapabilirim diyorsunuz. fakat o da ne: mister linus ve kanuni temsilcileri ile yapmanız gereken bir anlaşma var. yazacağınız programın kaynak kodunu halka açmak zorundasınız! yani bugüne kadar kıskançlıkla koruduğunuz, şu kadar milyon yatırım yaptığınız, iyi kötü 5-6 kişiye iki üç senedir ekmek parası sağlayan kodu, liseli çocukların usenet gruplarına açacaksınız.”
şahsen ben yaş konusunda bir iğneleme yapmayı düşünmüyordum ama zat-ı muhterem kendisi kaşınmış. bir insana bu kadar cehalet ile bilgisayardan anlayan kişi denmez, ne denir biliyor musunuz? “dede kalk yerinde yat” denir. bir de “biliyorsan konuş ibret alsınlar, bilmiyorsan sus da adam sansınlar”
evet burada yazanların yanlış olma gibi bir lüksü yok. Bunları söylemiş. Java hakkında hiçbirşey bilmediği bu tarihlerde belli oluyor çok bilmişimizin. Ayrıca Linux hakkında da birşey bilmediği açık. Keşke konuşmadan önce GPL i okusaymış diyorum. Ayrıca diğer yorumlarında da Linux ü itin g*tüne sokma çabası Windows yandaşlığı öne çıkıyor. Kurumların linux e geçmesini kurumların yazılıma para vermeyi enayilik olarak gördüğüne bağlıyor. Ayrıca Türkiye’de Linux kullananların çoğalmasının sebebini Windows un kaçak sürümleri kapattırma konusunda yaptıklarına bağlıyor. Evet Hakkı Öcal o yüzden ben Windows 7 yi bile kaçak olarak kullanabiliyorum. Değil kaçak SP1 i bile yükleyebiliyorum ve Windows un nimetlerinden sonuna kadar faydalanıyorum. Ama bende bir Linux kullanıcısıyım. Devam edecek olursak Linux ün açık kaynak olmasına “saçmalık” demiş. Kodları görünmüyormuş (nasıl göremediğini bilmiyorum ama keşke bilene bir sorsaydın.)
Bugüne kadar kimse hakkında böyle birşey yazmadım. Hakkı Öcal ilk oluyor. Çünkü bilgisi olmadan fikri olan biri ve kendisi gerçekten çok bilmiş. Linux u liseli sarhoşlar yazdıysa bence gerçekten yazmaya devam etmeliler. Bugün güvenliği tartışılmaz bir sistemi ayrıca gerçekten açık kaynak kodlu ve ücretsiz olan bir sistemi bu kadar itin g*tüne sokmak bilemiyorum cahillik değil de nedir? Dünyada sadece Windows iyi iş çıkartmıyor. Açık kaynak kodlu yazılımlar, programlama dilleri,işletim sistemleri sayesinde bugün internet ve bilgisayar dünyası bu kadar canlı. Bunu unutmaman dileğiyle….
Posted on 01 Aralık 2011, in Diğer and tagged Hakkı Öcal. Bookmark the permalink. Yorum yapın.


Yorum yapın
Yorumlar (1)